"Niçin baktın bana öyle / Derdin nedir, durma söyle" (3)
kardeşşimmm !!(sana demedim saco, lafın gelişinden mütevellit)
kardeşşimm!! ( kulakları çınlasın burçak bey in hitabetindendir, muhabbetimiz vardır)
neyse mevzudan sapmayalım;
niçin ?
niçün ?
bazı kızlar diger bazı kızlardan çok daha güzel ?
sebeb-i hikmeti gayesi nedir bilen beri gelsin.
bazı kızlar diger bazı kızlardan çok daha güzel ?
sebeb-i hikmeti gayesi nedir bilen beri gelsin.
yani, onlar olmayaydı biz de derdik ki; kardeşim, bu budur, bunun standardı budur toleransı budur, ne bileyim oynar oynar da en fazla bu kadar oynar. kumaş budur anlayacağın, bundan bu çıkar, fizan a gitsen daha müspetini daha yahşisini bulamazsın; farketmez seç beğen takıl gibi bişeyler olurdu. herkes memnun olurdu; çünkü daha iyisi yok, memnun olmayıp da ne yapacan. kimse diyebilir mi ki, kardeşim bu mercedes (ben bmw ciyim o başka) de amma rahatsız araba, ( höst ula derler adama daha iyisi var da rahatlatmadık mı) memnun olmayan sınıf değiştirip ne bileyim motora biner, uçağa biner, amma bu bizim hikâyeye uymaz, denemeyin. Yani dünyadaki bütün otomobiller tofaş ın kuş serisinden olsaydı herkes hem işini görürdü, hem de kimse benim arabam senin arabanı geçer cazgırlığı yapamazdı.
amma ve lakin ortada tolerans felan yok, bazısı çok güzel, öyle ki görmeyedur dünya gözü ile, ağzının açık olup dana gibi boş bakışlarda duraksadığını unutakılırsın da, sanki bir sayıklama halindeymişsin de bir rüya kümesinin altkümesi durumuna indirgenmişsin gibi ahmak ve şaşkın kalakalırsın. e böyle olunca ne oluyor. akıl denilen tanımlayamadığımız elle tutulamaz gözle görülmez meleke almıyor, almıyor abi. gayrısını almıyor yani, onda kalıyor, sabitliyor. şimdi geri kalan gürûh, yani bu son gördüğümüz cihan güzelinden gayrısı, gitgide (more and more) çevremizdeki herşey gibi oluyor, bir fark yaratmıyor yani, heyecan duymuyoruz, kalp atışımız hızlanmıyor. -lafı nasıl bağlayacağım konusunda da endişe duymaya başladım-
çok erkekbencil (böyle bir kavram var mı?) ya da erkekmerkezcil düşünmüşsün diye kız arkadaşlar zıplayacaktır. ya zaten yazının başından itibaren adeta zıpzıp olmaları gerekiyor ki, amaç da bu zaten, hareketlenin biraz, hepinizin kilo sorunu var, niye? bana küstah diyenler varsa yanlış anladınız derim, ben böyle demek istememiştim. :)
* erkekliğin bilmem kaçıncı kanunu : asla bir kızla polemiğine girme, tamam de, olur de.
** erkekliğin bilmem kaçıncı kanununa zeyilname : haala mı bıtbıt, höött de. tamam sakin ol ama sinirli dur.
(3) Uşşâk makamındaki bu eserin Bestesi : Sadettin Kaynak, Güftesi : Vecdi Bingöl
(3) Uşşâk makamındaki bu eserin Bestesi : Sadettin Kaynak, Güftesi : Vecdi Bingöl

3 Comments:
efendim! ha bana demedin mi :)
ben de böyle yazabilmek istiyorum. hiç mi çekmedim sana :)
yazıtipi çok güzel ayrıyetten :)
baba büyüksün ama gözden kaçan bi nokta kafama takıldı. kumaş aynı kalitede olsa bile renk ve desen farkı konusunda ne diyebiliriz bilemedim. bu konuda bir savunma yazısı yazabilirsin diye düşünüyorum
sacid, güzelim kendine haksızlık etme. senin yazılarda güzel
gülmekten kendime gelince bi ara gelip ne düşündüğüme dair bi yorum bırakayım ;)
Yorum Gönder
<< Home