29 Haziran 2006

bekleyiş

" keşke yağmuru çağıracak kadar güzel olsaydım
ölüm ve acılar çatsaydı beni
düşüncem yapma çiçekler kadar gösterişli ve parlak
sözlerim ihanete varacak doğrulukta olsaydı " (1)
giovanni drogo'nun tatar çölünden düşman gelecek umuduyla beklediği gibi bekliyoruz.
hayatımız beklemek üzerine kurulu, hep birşeyler bekliyoruz. beklemek bizi alışkanlıklara mahkûm ediyor; beklerken alışıyor, bağımlı oluyoruz. her neye alıştıysak, onsuz yapamaz oluyor eksikliğini hissediyoruz. bir taraftan gururumuz, beklediğimiz şeyden dönmemizi engelliyor, bizi bir kıskaca alıyor. veya her nasıl bir cesaretle o beklediğimizden dönmüş isek, bu sefer yeni bir şeyler beklemeye başlamış yeni umut denizlerine açılmış oluyoruz. fakat yine beklemek çıkıyor karşımıza ve gururumuz bu sefer daha bir güçlü bilenmiş bize. tekrar tekrar vazgeçirmiyor bekleyişimizden, ve yeni bir motivasyon başlatıyoruz kendikendimize, 'ölsem de bu yolda bekleyeceğim sonuna kadar' diyoruz.
artık bize, kaçırılan ya da tepilen fırsatlar ve ertelediğimiz hayatımız kalıyor. fırsatlar kapısının aralığı kapanmaya doğru yüz tuttuğunda ertelediğimiz hayatlarımıza, kaçırdığımız fırsatlara yanmaya başlıyoruz. ve gururumuz yine karşımıza çıkıyor, bize beklemekle asıl asil olanı yaptığımızı, heva vü hevesimize kurban gitmediğimizi telkin ediyor.
umutlar, gerçekler, rüyâlar, serzenişler işte yine meydan savaşındalar; yanlarında daha saymakla bitmez yandaşları, yoldaşları. kim kiminle niye savaştığı konusunda ise net bir fikre sahip değil eminim -eminolduğum bir şey varsa- arada masumlar yaralanacak, hep olduğu gibi..

yine de ümitvarım, illâ ki ümitvarım. bekleyeceğim.

(1) ismet özel

1 Comments:

Blogger tkscientist said...

güzel kardeşim nedir bu rastlantının sırrı anlayamadım ama aynı başlıklı bir blog da ben yazdım dün gece. sen blog adresini az önce gönderdiğinde ekrana 5 saniyeden fazla bakakaldım. benim gibi bir adam için bu sürenin ne kadar uzun olduğunu bildiğin için sen hesap et artık ne kadar şaşırdığımı

1:07 ÖS  

Yorum Gönder

<< Home